Son Dakika
17 Ağustos 2018 Cuma
23 Nisan 2018 Pazartesi, 16:11
İlgi Baysan
İlgi Baysan ilgibaysan@hotmail.com Tüm Yazılar

İbn Haldun ve İktisat

İbn Haldun ve İktisat

Devlet adamı, sosyolog ve iktisatçı İbn Haldun aldığı eğitimin, dönemin ekonomik, siyasal ve kültürel yapısından etkilenmesinin neticesinde yaşadığı çağın ötesini aydınlatan, çok yönlü bir ilim insanı olmuştur. İbn Haldun ünlü eseri Mukaddime’de siyasal, ekonomik ve sosyal konulara değinmiştir. Yazıldığı dönemde Arap Dünyasında gereken ilgiyi göremeyen Mukaddime, ilerleyen dönemlerde Osmanlı tarih anlayışını derinden etkilemiştir. Adam Smith’ten Laffer’a kadar birden fazla ekonomistin teorilerinin temellerini oluşturan düşünceleriyle İbn Haldun, 14. yüzyıldan 19. yüzyıldaki birçok teoriyi görebilmiştir.

Mukaddime’den:

“Kazanç, emeğin değerinden ibarettir. Harcanan emekler artınca, bunun emek sahipleri arasındaki değerleri de artmış ve bu suretle zaruri olarak onların kar ve kazançları da çoğalmış olacak, refah ve zenginlik ahvali, onları refaha ve bunun ihtiyaç vaziyetine getirdiği meskenlerin ve elbiselerin güzelleştirilmesi, alet ve edevatın, kap ve kacağın iyileştirilmesi, hizmetçiler ve binekler edinilmesi durumuna davet edecektir. Bütün bunlar,birer kıymeti olması lazım gelen işlerdir. Bu işleri yapmak ve bu gibi şeylere bakmak için mahir kişiler seçilir. Neticede iş ve sanat pazarı hareketlenir. Şehrin ithalat ve ihracatı artar, iş ve emekleri cihetinden bu hususları meslek edinenler servet sahibi olur…”

 

İbn Haldun cemiyet ve kavimler arasındaki farklılıkları onların içinde bulundukları iktisadi koşullarla geçimlerini sağladıkları yolların farklı olmasına bağlamaktadır; ayrıca emeğin değerini ve önemini vurgulayarak, bunu kar, gelir, kazanç ve servet kaynağı olarak görmektedir. Göçebe toplumlar hayatlarını idame ettirecek kadar üretim yapmaktadırlar. Bu yüzden ihtiyaç maddelerinde lüks ve çeşitlilik görülmemektedir. Üretim biçimi ise bedevi (göçebe) ve hazeri (yerleşik) toplum ayrımının en önemli ölçütünü oluşturmaktadır. Bedevi hayatta; emek arzı sınırlı, üretim ve kazanç azdır. Şehirlerde ise emek arzı ve kazanç fazladır. Zorunlu ihtiyaçlar karşılandıktan sonra kazancın kalan kısmı da yeni kazançlar elde edilmesini sağlamaktadır. İhtiyaç dışı üretim fazlasının değerlendiriliş biçimi ise bedevi ve hazeri yaşam biçimindeki ayrımı üretimin belirlemesinin en temel sebebidir. Artan üretim ticaretin oluşumunu sağlarken, artan zaman da  sanat dallarına ilginin oluşmasını sağlayarak, ihtiyaçları çeşitlendirmekte, farklılaştırmakta ve arttırmaktadır. Bu noktada ekonomik hayatın gelişmesindeki önemli unsurlardan biri olan iş bölümü ve dayanışma ilkel toplumdaki basit halinden çıkıp, yerleşik düzendeki  karmaşık ve gelişmiş hale dönüşmektedir. Bir insanın hayatını sürdürmek için zorunlu olduğu asgari ürünleri yalnız başına üretmesinin imkansızlığı insanları işbirliğine itmektedir. Dolayısıyla bu durumların varlığı toplumların evrimini sağlamaktadır. Ayrıca İbn Haldun ekonomide özel teşebbüsü savunmaktadır. Ekonomi üzerinde uygulanacak herhangi bir zorlamanın ekonomik hayatı altüst edebileceği savıyla, devletin ekonomik hayata müdahalesine karşı çıkmaktadır. Devletin kuruluş amacı insanların her türlü saldırıdan uzak, barış içinde yaşamalarına yönelik olmalıdır. Çünkü insanların bir cemiyet içerisinde bir araya gelmesine sebep, iktisat ve güvenliktir.  İktisadi şartları bozulmuş, ölçüsüz bir ticaret hayatının varolduğu, dengesiz tüketim, adil olmayan gelir dağılımı olan kar getiren ve kazanç sağlanan kaynakların eşit paylaşılmadığı toplumlarda sağlam bir ahlaki hayatın ve refahın sağlanmasının mümkün olmadığını savunur.

 

Haldun, Adam Smith’in “Ahlaki Duygular Teorisi”nde bulunan ortak his ya da empatiden doğan sosyal bağlılık düşüncesini önceden görmüştür. Haldun’a göre grup hissi işbirliğine dayalı bir sosyal organizasyon yapısına imkan sağlamaktadır. Grup dayanışması ne kadar güçlüyse, o kadar fazla birey toplumun iyi işlemesi için gerekli davranışlara bağlı olacaktır. Ekonomik ilerleme dönemlerini ise işbölümü ve uzmanlaşmaya dayalı geniş ölçekli üretimle nitelendirmektedir. Bu bakımdan Haldun’un işbölümü analizi, Smith’in Milletlerin Zenginliği’ndeki analiz ile benzerdir.

Laffer tarafından açıklanan ve “Laffer Etkisi” olarak  bilinen daha yüksek vergi oranlarının daha düşük vergi hasılatı ile sonuçlanacağı  hipotezi, ilk olarak 1371’de Mukaddime’de (Toplumun oluşumunun başlangıcında vergiler, küçük matrahlar karşılığında yüksek vergi hasılatı sağlar. Toplumun  genişlemesi ile birlikte, vergiler büyük matrahlara karşılık düşük vergi hasılatı sağlar.)  İbn Haldun tarafından tanımlanmıştır.

Haldun ayrıca John Locke’un emek tarafından belirlenen “Mülkiyet Teorisi” ni de önceden görmüştür. Haldun’a göre insan gücü yani emek, üretimin temel unsurudur. İhtiyaçları karşılamak için emek harcanmalıdır ve emek harcanmadan elde edilen kazanç ile mal meşru olma özelliğini taşımamaktadır. Tabiattaki nimetlerden istifade edebilmek içinse emek harcamak gerekmektedir. Neticede her tür zenginlik çalışmanın yani emeğin ürünüdür. Bu noktada elde edilen her değer de tabiatla insan emeğinin bir araya gelmesinin sonucudur.

İbn Haldun ve Karl Marx’ın görüşlerinde üretilen mal ve hizmetlerin değerinin, insan emeğinin değerine eşit olduğunu söylemesi, ayrıca Haldun’un işbölümüne verdiği önem açısından da benzerlik olduğunu düşünenler bulunmaktadır.

Umranca gelişmemiş olan yerlerden, medeni ilerlemenin hızlı olduğu yerlere giden, emek ve hizmet ehlinin, gelişmiş büyük şehirleri daha fazla geliştirirken; hiç gelişmemiş ya da az gelişmiş yerleşim yerlerinin geri kalmışlık kaderine mahkum edileceği konusundaki (günümüzde “beyin göçü” olarak tanımlanan)  görüşlerinden ötürü Haldun ve David Ricardo arasında benzerlik kurulmaktadır.

 

Sonuç olarak eserleri ve düşünceleri ile İbn Haldun ekonomiden sosyolojiye bir çok bilimde, Cemil Meriç’in deyimiyle “Kendi semasının tek yıldızı” olarak parlamaya devam edecek.

 

Kaynakça:

*Candan, N.,  “ İbni Haldun’un Gözüyle Kamu Maliyesi Yaklaşımı”, Yönetim ve Ekonomi, c:14, s:2, 2007.

*Erol, S.I., “İktisadi Kalkınmada Değerlerin Rolü (İbn Haldun’un Perspektifinden)”http://dergipark.gov.tr/download/article-file/308024

*Forstater, M., İktisat, “Orta Çağ Materyalizmi:İbn-i Haldun”, Liberte Yayınları, 2013.

*Haldun, İbn, Mukaddime, Dergah Yayınları, 2017.

*Temiz, D., “Türkiye’de Vergi Gelirleri ve Ekonomik Büyüme İlişkisi:1960-2006 Dönemi” http://debis.deu.edu.tr/userweb/iibf_kongre/dosyalar/temiz.pdf

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Xturk Teması. Tasarım ve Programlama: Moradam