Son Dakika
16 Ağustos 2018 Perşembe
22 Ağustos 2017 Salı, 23:51
Abdurrahman Yılmaz
Abdurrahman Yılmaz ezberbozandanismanlik@gmail.com Tüm Yazılar

Her şeyden biraz koyalım mı?

EZBER BOZAN 

Ölüm gerçeğini bile unutarak yaşamına devam eden sen, neyi unutamazsın diye düşündün mü hiç?

Hayat neyin ve kimin kurgusudur bilinmez. Doğrular ile gerçeklerin amansız bir savaşı vardır yanlış ve asılsız olan/lar ile. Peki, doğru nedir, yanlış nedir, gerçek nedir diye düşündün mü hiç?

Mesela kendi hayatının gerçeği ve gerçekliği ne kadar doğrudur ya da yanlıştır?

Hangi yanlışa bulaştığınızdan asıl olanı göremeyerek doğrudan taviz verip hangi gerçekten uzaklaştınız?

Meyvesini taşladığınız ağaçlara hiç ihtiyaç duymanız mı hayatınızda bir daha?

Anlamsız gibi gözüken, gözüktükçe saklandığımız ve kaçamak cevaplarla gizlemeye çalıştığımız onlarca soru/n/lar dizesinden seç  birisini… Hayat da böyle değil midir zaten, seçersin, seçmediğinden vazgeçersin ve yaşarsın.

Sen bazen ısrarla “ben bu değilim” dediğin şeysindir.  O yüzden her insan gibi sen de hata yapmak için izin ver kendine.

İstersin ki her şey kusursuz olsun ve her attığın adım, her yaptığın tercih, her seçtiğin kişi doğru olsun. Çelişkisiz hayatı olan var mı ki evrende erenlerden, peygamberlerden başka? Aldırma edebiyat sözlerine, bu kadar kanma. Her şey insan içindir özünde; kavgasıyla, sevdasıyla, ihanetiyle, sadakatiyle, yanlışı ve doğrusuyla… İnsan olmak bunlarla harmanlanmaktır aslında. Yaslan arkana, derin bir nefes al, rahatla.

Yarım kalmış düşlere dair umudunu diri tut. Ne zaman gökyüzünü özleyip kuşları görmek istersen, bir pencere aç karanlığına. Günaydın hayat de şükür ile ve gülümse.

Yolculuk elbet biter, adresin doğruysa eğer. Gülümsemek sanatını icra etmek adınadır yaşamak…

Hayatımız çok renkli olmasa da içimiz hep yeşildi her şeye inat. Rağmendi yaşamak! Kimi yazardı, kimi çizer, oysa son sözü hep hayat söyler bilesin. Rutini aş, kır zincirleri, özgür bırak içindeki gerçek seni.

Kitaplardan yazmıyorum, öyle uzaklardan da değil. Senden yazıyorum, hep o konuştuğun kendinden… İçinden sesleniyorum sana içsesin gibi. Ruhunun bir parçası, yüreğinin ince çırpınışı gibi sendeki varlığı..  Belki o diline doladığın bir replik ya da ne bileyim o en çok sevdiğin şarkıdandır, kim bilir. Ama bil ki bu kelimeler, bu satırlar aşina olduğun bir dilden yani senden yazıldı.

 

Değişmeden Dönüşemezsin. Damladan dala, daldan yaprağa, yapraktan çiçeğe, çiçekten meyveye bir değişim döngüsünde dönüşür hayat yarına.

“Ezberbozan Hayat “ adlı kendi kitabımdan alıntılanmıştır.

www.ezberbozandanismanlik.com

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Xturk Teması. Tasarım ve Programlama: Moradam