Son Dakika
11 Aralık 2017 Pazartesi
22 Temmuz 2017 Cumartesi, 00:23
Dr. Lütfü Şehsuvaroğlu
Dr. Lütfü Şehsuvaroğlu lutfusahsuvaroglu@gmail.com Tüm Yazılar

Kurt ile Kuzu

‘Ezop masallarını severim, siyasidir, aydınlatıcıdır.

Kurt ile kuzu masalı çok önemlidir siyaset biliminde okutuyorlar mı bilmem.

Mevlana’nın aslan ile tilki darbımeseli de pek eğiticidir ama bu masaldaki ders daha keskin bir öğüttür bence.

Kuzunun biri pırıl pırıl akan bir dereden su içiyormuş.. Dere o kadar temizmiş ki dibindeki taşlar görünüyormuş en ince ayrıntısına kadar…

Aç bir kurt yaklaşmış yanına, belli ki av istemiş canı.

– Vaayy demiş, sinirle. Sen kim oluyorsun da suyumu bulandırıyorsun, şimdi gösteririm sana.

– Aman efendim, demiş kuzu: Kızmayın bana ne olur. Hem bir bakın hele ben neredeyim?. Bulunduğum yerden suyunuzu nasıl bulandırabilirim?. Bir bakın bakalım, siz benden yukarıdasınız, bulandırsanız suyu siz bulandırırsınız.

Kurt doğruları biliyormuş da, bu doğrular işine gelmiyormuş. Üstüne yürümüş kuzucuğun.

– Onu bunu bilmem demiş canavar: Bulandırıyorsun işte o kadar. Hem dahası bile var. Sen bana geçen yıl küfretmiştin ya, nasıl unuturum ben onu?

Kuzucuk itiraz etmiş;

– Efendim ben geçen yıl yoktum ki. Daha bu yıl doğdum inanın. Kurt bozulmuş ya belli etmemiş. Sen değilsen kardeşindir ukala demiş.

– Kardeşim yok ki küfretsin demiş kuzu.

Kurt ısrar etmiş;

– Seninkilerden biridir mutlaka. Benden iyi mi bileceksin. İşiniz gücünüz benimle uğraşmak, çobanlarınız ve köpekleriniz anlattılar bana. Sana ve senin gibilere haddini bildirme zamanı artık geldi. Kurt kapmış kuzuyu koşmuş ormana. Kuzucuğu gören olmamış bir daha.

KURT İÇİN BAHANE Mİ YOK

Kurt kim kuzu kim; emin olun, bilmiyorum.

İsrail ile Filistin mi?

ABD ile Irak mı?

Rusya ile Kırım mı?

İran ile vatandaşı olan Türkler mi?

Suriye ile Türkmenler mi?

Canavar koca ile masum karısı mı?

Örnekler çoğaltılabilir, hangisi daha çok benzer bilmem…

Su tertemiz akarken durduk yere bulandırma hikâyeleri anlatanlar kimler?

Kurt’un karnı kazınmışsa yapacak bir şey yok…

Kuzunun dere kenarında gezinmesi suç oluyor o zaman…

Hem “sürüden ayrılanı kurt kapar” diye boşuna dememişler.

Kurt’un bahanesi mi yok?

Pırıl pırıl akan derenin bile niçin bulandırıldığını sorar kendince…

İran İle Türkiye Bölgesel İşbirliği Geliştirebilirler mi?

Ahmet Davutoğlu, üzerinde çok spekülasyon kaldırır bir seyahat programı ile İran’a gitti.

İran komşumuz.

Kasr-ı Şirin’den beri bir sınır problemimiz bile yok.

Ama küresel bir İslam içi çatışma meydana getirmek isteyenler için Şia-Sünni çatışması yanında İran ile Osmanlı arasındaki bir zamanlar derin siyasal çatışmanın yeni bölgesel versiyonlarını yeniden kaşımak mümkün…

Sonuç çıkar mı?

Hayır!

Küresel menfaat çatışmalarına manivela teşkil edebilecek bir Alevi – Sünni çatışması artık Türkiye içinde bile neredeyse imkânsız bir kötümser senaryo bence…

Türkiye de, bütün İslâm âlemi de bunu aştı…

Geleneksel yapılara dayanarak böyle bir senaryonun sahneye konması pek kolay gözükmüyor.

Ama yeni aparatlarla niçin olmasın?

Böyle düşünüyor küresel güçler.

Onun için IŞİD yahut DAEŞ türü terör örgütleri devreye sokuluyor.

Zaten etnik ötesi bir taşeron Kürtçülük, emperyalizmin ekmeğine öteden beri yağ çalıyor.

Vekâlet savaşları ile küresel güçler bizim kültür coğrafyamızı tanınmaz hale getiriyor.

Buradan çıkışın yolu yok değil…

Özellikle İran ile Türkiye eğer isterlerse kadim komşuluk tecrübeleriyle yeniden bir işbirliği geliştirebilir ve belki de Selçuklu mirasına dönerek yeniden küresel barışa katkı sağlayabilecek İran-Turan formülü inşa edebilirler.

Niçin olmasın?

O yüzden Sayın Davutoğlu’nun İran’a yaptığı seyahate önem atfediyorum ama içerden ve dışarıdan her iki ülke liderlerine de çelme takanlar olacaktır.

Ortadoğu Su Barışı kitabımda önerdiğim Ortadoğu Birliği’nin hayat bulması için her şeye rağmen ümitvarım.

Türkiye niçin Avrupa aklını kullanıp uluslar-üstü bir birliği tarihteki birikiminden de yararlanıp ‘ibda’ya soyunmasın?

Asgari müştereklerde birleşmek için somut konular o kadar çok ki…

Mesela su ve toprak kaynaklarının muhafazası ve geliştirilmesi bunlardan biri…

Mesela şehir miraslarının korunması…

Mesela çevre…

Mesela enerji…

Mesela tarımsal sanayi işbirliği…

Mesela eğitim…

İki büyük dünya savaşında 90 milyon insanın canına kast eden Almanya ile Fransa şimdi AB’de kuzu sarması…

Çatışmaya neden olan demir ve kömür gibi konular artık birleşmek için kaynak teşkil ediyor.

“Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” diyen Mevlana hem Türkiye’nin hem İran’ın yeni çağda önünü açmak için yeniden ilham kaynağı olamaz mı?

Ki o büyük mutasavvıf hem bizim hem İran’ın güneşidir.

RUBAİ:

Bende-i Hakk

Düzen tutmaz Hak yürümez minareyi sermezsen
Kalender mescide girmez selamını görmezsen
Küfür hep iman olmalı, iman küfrü sarmalı
Olamazsın bende-i Hakk bu gerçeğe ermezsen

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Xturk Teması. Tasarım ve Programlama: Moradam